Ulkemizin her kosesinde o kadar cok yetenekli genclerimiz var ki gurur duymamak icten degil...Zeynep de bunlardan biri bence. Ben mi nerden taniyorum? Zeynep abimin ogrencisi, daha ucuncu sinifta ve muthis bir yorum yetenegi var. Asagidaki cok amator bir cekim, ciplak ses, enstruman yok, fakat dinledigimde Bravo Zeynep! dedirtti bana.
Hadi bir de siz dinleyin, bakalim ne dusuneceksiniz?
Ne guzel anlatir degil mi bu siir bir Hurriyet mucadelesini!
Iste hepimizin kaderini degistiren o gun, 18 Mart gunu, Mehmet'cigin canini, kanini ortaya koyarak, vatani korumak icin mucadele ettigi o gun, Turkiye Cumhuriyeti'nin de miladi olmustur. Hersey bu zaferle birlikte sekillenmistir. Bu yuzden de 18 Mart hepimiz icin cok onemlidir, onemli olmalidir!
Ben de bu vesileyle Vatan savunmasinda emegi gecen butun sehitlerimizi rahmetle aniyorum!
276 kilo agirligindaki top mermisini kucaklayan cesur askerimiz, Havran'li Seyit Onbasi,
Nigde'li Ali,
Ve vatanin dort bir yanindan gelen onbinlerce Mehmetcik!
Ayni mucadelinin devaminda, askerlerine " Ben size taarruzu emretmiyorum, olmeyi emrediyorum! Biz olunceye kadar gececek zaman icinde yerimize baska kuvvetler ve baska konutanlar gecebilir" diyen Gazi Mustafa Kemal Pasa'nin da ruhu sad olsun!
Asagida da Canakkale'de gecen zorlu mucadeleyi anlatan bir video ekledim, umarim hepinizin izleme sansi olur!
Iyi seyirler!
Ve iste o bildigimiz ve her dinledigimizde bizi bir kere daha huzunlendiren melodi;
Epey bi zaman olmus yazmayali, kotu olmus... Christmas periyodu dedik tamam yogundu ama ondan sonra bi kopukluk, bi bosvermislik olmus farkindayim:)
Christmas periyodu bitti ama bu arada benim yoneticilik periyodum basladi ve oldukca yogunum su siralar. Mart ve Agustos aylari arasinda egitimde olacagim. Ne egitimi mi? Christmas' tan beri gayri resmi olarak yoneticilik yapiyordum ama simdi bunu resmiyete bagladik ve Londra'ya egitimlere gidiyorum. Ogrendiklerimi de gelip, bir dahaki Londra egitimine kadar magazada uyguluyorum. Kolay bir is degil yani, cok efor gerekiyor. E bende de ondan bolca var:) Bunun yaninda saglik egitimi de aliyorum, o da ayri bir dert:( 5 tane sinava girecegim ve basarili olmam sart! Agustos ayinda hayirlisiyla hepsi bitmis olacak ve kus gibi hafif olacagim diye umuyorum:) Hem kus gibi hafif olup hem de yari doktor gibi hissedecegim galiba ne dersiniz? :P En azindan bir adim uste cikana kadar bi sure rahat olurum...Zor is ama ben zoru severim ve yaptigim isten cok keyif aliyorum, bu da isimi kolaylastiriyor.
Iste durum boyleyken Pazar gunleri de kafami dagitmak icin o gunu kendime ayiriyorum. Ne mi yaptim bu Pazar?
Yeni bir kitaba basladim. Elif Safak yazmis, "Araf". Turkiye'ye gittigimde Batuhan hediye etmisti. Daha yeni okumak kismet oluyor ama okuduktan sonra icerigini paylasmayi isterim. Tam da benim durumumdakilerle ilgili bir kitapmis, bakalim goreccegiz:) Iste bu Pazar'ki ugraslarimdan birisi;
Ayrica yaklasan vize sinavim icin calismam gerekip daha bir turlu baslayamadigim biricik kitabim:) Suanda aramizda soguk ruzgarlar esiyor. Cunku 24 soruluk, coktan secmeli bir sinav ama inanin ki Ewan bile her denemede barajin altinda kaliyor:( Bakalim bu da, bu yil halletmem gereken steplerden biri...Ve iste o kitap, goz asinaligim olsun diye bu Pazar odamizin bir kosesini susledi:)
Sonra butun bu ogrencilik modundan siyrilmak icin mutfaga gittim veeeee;
Bu kek konusunda uzmanlastigim bir gercek artik, oyle ama degil mi? Tadi da superdi, yaninda da mis gibi bir kahve, hiimmm...
Fonda da bu muzik;
Farid Farjad! Hala dinlememisseniz cook sey kacirmissiniz derim...
Bir Pazar da boyle gecti iste! Gunler uzamaya basladi, bu da demek oluyor ki kendime daha da fazla vakit ayirabilecegim, belki o zaman yazmaya da daha cok zamanim olur.