INSAN DUNYA GIBIDIR;

ICINDE YUZLERCE FIRTINA KOPAR, AMA COGUNU SADECE KENDI BILIR...

Tuesday, 20 December 2011

Mutlu Yaslar Bi'tanem!



Eh Vefali,

En Zor Bulunan,

En Yanibasimda,

En Acitan,

En Sevilen,

En Ozlenen,

Ve...

Hep Anilan " DOST"!

Hayatin Boyunca Hep Mutlu Ol!

Hep Gul!

Dogum Gunun Kutlu Olsun!




Dostluk

Saate bakmaksizin kapisini calabilecegi bir dostu olmali insanin...
"Nereden ciktin bu vakitte?" dememeli,
Bir gece yarisi telasla yataktan firladiginda;
"Gozunun dilini" bilmeli;
Dinlemeli sormadan, soylemeden anlamali...
Arka bahcede varligini sezdirmeden, mutemadiyen dikilen vefali bir agac gibi
Koklenmeli hayatinda;
Sen, her daim O'nun orda durdugunu hissetmelisin.
Ihtiyac duydugunda gidip musfik govdesine yaslanabilmeli,
Kovuklarina saklanabilmelisin.
Kucaklamali seni guvenli kollari.
Dallari bitkin basina omuz,
Yapraklari kanayan ruhuna merhem olmali...
En mahrem sirlarini verebilmeli,
En derin yaralarini acip gosterebilmelisin;
Golgesinde serinlemelisin, sorgusuz sualsiz...
Onca dalkavuk arasinda bir tek o, Sozunu egip bukmeden soylemeli,
Yanlis anlasilmayacagini bilmeli,
Alkislandiginda degil sadece,
Asil yuhalandiginda koluna girebilmeli.
Ovmeli alem icinde, basbasayken sovmeli,
Ve sen oyle guvenmelisin ki O'na;
Ovdugunde de, sovdugunde de, bunun iyilikten oldugunu bilmelisin,
"Hak ettim" diyebilmelisin.
Teklifsiz kefili olmali hatalarinin;
Gunahlarinin yegane sahidi...
Seni senden iyi bilen, sana senden cok cok guvenen bir sirdas...
Gozbebekleri bulutlandiginda, yaklasan firtinayi sezebilmelisin.
Ve sen agladiginda O'nun gozunden yas gelmeli...

Can Dundar




Sunday, 6 November 2011

Bayram Gunlugu..

Her Bayram sabahinda, sevgili annecigim seslenir beni uyandirmak icin. Bense muhtemelen ya bir gece once gelmisimdir ya da o sabaha karsi falan. Yorgunumdur yani, yol yorgunu. Annem; hadi kizim kahvalti hazir, dedikce ben bir saga bir sola donerim. Uyanmak istemem cunku, 5 dakika bile kardir benim icin o an:) Sonra tekrar tekrar gelir annecigim.
- Hadi kizim, hadi yavrucugum kalk bak, bugun bayram, simdi bir gelen olur.
- Anne tamam valla bak kalkcam, ama 5 dakika daha uyuyayim, daha cok erken kimse gelmez daha. Millet ancak kahvalti falan ediyordur.
Bu dialog boyle surup giderken, annemin psikolojik baskisina daha fazla dayanamadigim icin kalkarim mecburen:)
Iste bu sabah da kimse seslenmeden kalktim. Hem de saat 8 falandi. Baktim uyanmam icin seslenen eden yok. Salonda falan dolastim biraz, disariyi izledim. Thames sakindi, hava fena sayilmazdi, yagmur ha yagdi ha yagacak seklinde degisik bir hava... Dedim hadi kizim Deniz yat tekrar, bu gun gecmez. Uzar da uzar simdi.
Gercekten de oyle oldu. Yattim tekrar bir-iki saat sonra kalktim. Ewan butun gece calistigi icin butun gun de uyuyor dogal olarak.
Ilk once kendime soyle guzel bir kahvalti hazirladim. Hepsini yemeyecegimi bile bile yaptim. Masayi soyle guzel bi sekil yaptim. Sonra oturdum tek basima gazetemi okurken kahvaltimi yaptim.
Kahvaltimi bitirdikten sonra nedense bir haftadir hayalini kurdugum sucuklu kuru fasulyeyi yaptim:) Hayatimda ya bir kere ya da iki kere yemisimdir ama nedense bu hafta cok canim cekti:)
Baktim daha oglen. Evimi temizledim soyle guzelce. Suan misler gibi kokular geliyor heryerden:) Camasirlarimi yikadim. Bu arada Ewan hala uyuyordu..
Yarin arkadaslarla birlikte yeriz diye cevizli ve cikolata parcali kek yaptim. Cok da guzel oldu ama, himmm yeme de yaninda yat:) Caniniz cekmesin sakin, isteyene yaparim:)
Gurbette bayram boyle birsey galiba diye dusundum sonra..
Simdi bizimkiler evdedir, oglene kadar kimse gelmemistir ama ogleden sonra herkes bir bir gelmeye baslamistir dedim. Ablamlar, abimler de buyukleri dolasmislardir, herkes isini bitirince annemlere gelecektir diye dusundum. Annem yemekleri hazirlamistir, onlar da gelince herkes bir koldan guzel bir Bayram sofrasina otururlar dedim.
Ayca ile Ali'nin evli olarak ilk bayramlari diye aklimdan gecti.
Acaba annemler dun mezarliga anneannemi, dedemi, babaannemi, amcami, yengemi ve tum es-dostu ziyarete gitmisler midir? Ben orada oldukca gitmeye calisiyorum. Insallah gitmislerdir. Ne de olsa bayram, onlar yine bekliyorlardir bir yerlerde, gittigimizde goruyorlardir bizi, seviniyorlardir.
Bugun Tugce Face'e birseyler yazmis beni aglatti buralarda. Ben de cok ozledim amcami, buyuk annemi:( Kapilarinin onunden her gecisimde cama bakiyorum ama kimse yok. Hatta artik o evde baskalari oturuyor olacak. Bir insani kaybetmek, kaybettigini kabullenmek cok zor, cok dokunuyor insana! Insallah hepsi rahat ve huzur icinde uyuyorlardir.
Iste boyle gun gecti sayilir, saat 19:30. Ama simdi bir de bunu gecesi var:)
Haydi bakalim saglicakla kalin!
Huzurlu, Mutlu Bayramlar.
Buyuklerin ellerinden, kucuklerin gozlerinden...

Sunday, 23 October 2011

Felaket... Van' da Deprem

Turk Milleti icin kotu bir Ekim ayi oldu gercekten.

Once sehit haberleri ile yikildik, Daha yaralarimizi sarmadan simdi de Van depremi bizi can evimizden vurdu. Uzulduk, cok uzulduk. Gazeteden haberleri takip etmeye calisiyorum ama yuregim dayanmiyor bu aciya.

Elimden de birsey gelmiyor. Simdilik elimden gelen yardim edecekler icin ulasabilecekleri adresleri paylasmak olacak. Cunku bircok insan yardim etmek istiyor ama belki de yardimlari nereye ve nasil ulastiracagini bimiyor. Iste yardimlarin ulastirabilecegi adresler;


VanBest turizm yarın saat 11'de esenler otogardan yardım paketlerini ulaştıracak. Yardım göndereceklere duyrulur.

MNG Kargo yardım paketlerini ücretsiz götüreceğini açıklamış. Battaniye, kuru gıda, çocuk maması, içme suyu, bebek bezi, kışlık giysi, kadın pedi gibi yardımlarınızı herhangi bir MNG şubesine götürebilirsiniz.

İstanbul Şişli Belediyesi Mavi Masa – 0212 288 75 76 * 24 Ekim Pazartesi Y...eniden Tır Gönderecekler -Dikkat!!! şişli belediyesi yoğunluk nedeniyle evlere gelemiyormuş esentepe’de belediye binasında toplanıyor yardımlar

İstanbul İnsan Haklari Dernegi: 0554 652 27 02 ve 0539 582 71 41 – 02122444423 24 Ekim Pazartesi yardım toplamaya başlıyorlar, Sali gunu gonderecekler

Kartal’daki Marmara Afet Yönetimi de yardım topluyor evden de aliyorlar 216 517 08 01 (02-03)

Kizilay Anadolu yakası/ Ataşehir Kızılay Merkezinde (4551515) Pazartesi’den itibaren yardim toplanacak

Cihangir Harika Uygur Cast Ajansı Tel: 0212 252 81 68 – 24 Ekim Pazartesi itibariyla Cihangir’den yardimlari koordine edecekler.

AKUT: 2930'a AKUT yazan bir SMS mesaj ile AKUT'a 5TL katkıda bulunabilirsiniz.

Sarmaşık Derneği Van Şube:
Garanti Bankası: 120006200046400006297753
Akbank: 560004600456888000109028
DenizBank: 400013400000553733100001
VakıfBank: 900001500158007299186339
HalkBank: 890001200933900016000161

Ağrıda Erciş ve vana yardımda bulunacaklar Ehmedê Xani Kültür ve dayanışma derneğine yardımlarını iletsinler.
iritbat-0555 403 53 87

Batman'dan Yardım Yapmak İsteyenler Battaniye giyecek katalitik soba basta olmak uzere elinizde ne varsa yarin saat 12 ye kadar batman belediyesine ulastirmaniz rica olunur..


Battaniye,Çoçukbezi , Çadır, Yatak, Kışlık Giyecek Malzemeleri Diyarbakır, Bağlar,Sur, Yenişehir ve Kayapınar Belediyelerinde toplanacaktır.
TLF: 252 14 15 - Diyarbakır Afet Koordinasyon Merkezi 0412 252 14 14 (Lütfen sadece direkt yardım ulaştırabilecekler arasın)

Beyoğlu'nda oturanlar, İstanbul'da yarın İHD aracılığı ile yardım gönderilecek. Yardımlar için 0554 652 27 02 ve 0539 582 71 41.

Yardımda bulunmak isteyenler için: Sarmaşık Derneği Van Şubesi genel sekreter ve yürütücüsü: Tel: 05316080252

Bornova Belediyesi battaniye, giysi ve bebek maması öncelikli olmak üzere yardımları Bornova Uğur Mumcu (Büyük Park) Kültür Merk'nde topluyor

Tuesday, 18 October 2011

Londra Duman'landi...



16 Ekim Pazar gununu iple cekmistim. Neden mi? Aylardir bekledigim Duman konseri icin. Ve favori adamim Ari Barokas icin:) Ama simdilik sadece gunlerdir dilime dolanan bu cok sevdigim sarkiyi paylasacagim. Konser detaylari daha sonra...






Geceler zehir, geceler kara
Ucasim gelir, kanadim yorar
Yaralar derin, seneler kadar
Acilin geri...
Sabah olmus, gun dogmus
Heryerimde karlar
Doymadim, donulmus deliye
Helal olsun, ask olsun
Gozlerimde yaslar
Durmadim, donulmez geriye...
Geceler benim, geceler bana
Unutun beni...
Sabah olmus, gun dogmus
Heryerimde karlar
Doymadim donulmus deliye
Helal olsun, ask olsun
Gozlerimde yaslar
Durmadim, donulmez geriye


Sunday, 2 October 2011

Hic bir zaman vazgecmedim umutlarimdan!...







Bakmayin siz benim kuru yaprak gibi sallandigima,

Kokum saglamdir, sarsilsam da kopmam dalimdan...

Oyle kolay degil ruzgarin onune kapilip gitmem...

Son ana kadar vazgecmem yasamaktan!

Ne firtinalar koptu benim hayat dallarimda,

Hicbirinde vazgecmedim umutlarimdan...

Icimde kiyametler kopsa da,

Ben BAHARIYIM yarinlarimin,

Cicek acarim her kisin ardindan...

- Alinti -

Bugun bu sarkiyi dinleyelim :)



HISTORIA DE UN AMOR


  


Historia de un amor (Spanish for " a love story")  is a song about a man's old love written by Panamanian songwriter Carlos Eleta Almaran.

It was written after the death of  his brother's wife.

It is also sountrack of a Mexican Movie of the same name Libertad Lamarque.

The song tells of a man's suffering after his love has disappeared. It may be interpreted that love is story of a women but it's just an episode for a man.

This is a beautiful song that i just thought everyone should read!

Kisacasi;

Historia de un amor ( Turkcesi "Bir Ask Hikayesi") bir adamin eski bir ask hikayesini anlatan sarki, Panama'li soz yazari Carlos Eleta Almaran tarafindan yazilmistir.

Carlos Eleta Almaran bu besteyi, erkek kardesinin esini kaybetmesinin ardindan yazmistir.

Daha sonra sarki ile ayni adi tasiyan, 1956 Meksika yapimi filmde sountrack olarak kullanilmistir.

Sozleri genel olarak; bir erkegin asik oldugu kadini kaybetmesinin ardindan cektigi aciyi ve huznu anlatir.

Iste o muhtesem sozler;

Historia de un amor

Ya no estas mas a mi lado corazon

En el alma solo tengo soledad

Y si ya no puedo verte

Porque Dios mi hizo quererte

Para hacerme sufrir mas

Siempre fuiste la razon de mi existir

Adorarte para mi fue religion

Y en tus besos yo encontrabe

El amor que me brindaba

El mor y la pasion

Es la historia de un amor

Como no hay otro igual

Que mi hizo comprender

Todo el bien, todo el mal

Que le dio luz a mi vida

Apagandola despues

Ay que vida tan obscura

Sin tu amor no vivire



***



The story of a love

You are not by my side now my love

In my soul I only have darkness

And if i can't see you now

Why did God make me love you?

To make me suffer more?

You were always the reason of my exsistence

Adoring you, for me, was a religion

And in your kisses I found

The love that gave me

The love and the pasion

It's the story of a love

Like none that will ever again be

That make me understand

All the good and all the bad

That gave light to my life

Turning it off again

Ohh! What a life so dark!

Without your love I can not live...



***



Bu bir ask hikayesi

Artik yanimda degilsin sevgilim

Ve ruhumda sadece yalnizlik var,

Seni goremedigim surece.

Tanri beni sana neden asik etti?

Daha fazla aci cekmem icin mi?

Sen varolus sebebimdin

Hayranligim ibadet gibiydi.

Opucuklerinde buldugum sey, askti,

Ask ve tutku.

Bu bir ask hikayesi

Esi olmayan

Iyiyi, kotuyu anlamami saglayan,

Hayatima isik verdi

Tekrar kapandi

Ohh! Ne karanlik bir hayat!

Askin olmadan yasayamam...



***


Iste boyle!

Cook guzel degil mi? Imla ya da anlam hatalarim varsa affola:)

Hadi bakalim gununuz guzel olsun!

***Gunun Sozu : " Oyle bir ask yasa ki, bitse de, tebessumle hatirlanmayi hak edecek kadar guzel olsun! "









Tuesday, 20 September 2011

Nielsen Dostlarima Gelsin:)

Bilen bilir Istanbul'u hic sevemedim. Gittigim ilk gunden son gune kadar Izmir'e donucem naralari
yaptim! Ama gel gor ki hayatimin 7 yilini da bu sevmedigim sehirde yasadim.
Dun gibi hatirliyorum 30.Agustos.2003 gununu... Cesme'den sonra gidipte, ilk 3 ay hayatimin Atasehir
sinirlari disina cikamadan, magaza ve 50 metre otesinde, Manolya 4'teki evim arasinda seyrettigini...
Sonra Nielsen'le tanistim. Cok guzel dostluklarim oldu. Hatta Turkiye'den son donusumde ucagim
aktarmaliydi. Izmir'den Istanbul'a gittim. Arada 3 saat vaktim var. Dedim ki Deniz sen yaparsin!
Hadi kos! :) Aynen de oyle yaptim. Atladim taksiye gittim:) Nerden cikti bu konu simdi demeyin.
Az once oyle flash diski karistirirken, arkadaslara veda mahiyetinde hazirladigim videoyu buldum.
Bu guzel insanlar iste ofisteki canlarim.

Hepinizi cok seviyorum:)




Cok sekerler degil miii?

Thursday, 15 September 2011

Hani bazen duydugunuz sarkilarla olaylari bagdastirirsiniz ya!


Iste bu tatilimden sonra bana kalanlar! Hepsi hayatima yeni girdi ve hicbirinin sozlerini bilmiyorum...

Her gittigim yerde dinleyince ister istemez hayatima girdiler, simdi de cikmiyorlar :)

Hancer!

Bunun sevgili yegenim Batuhan dilime doladi:) Ardindan Cesme'ye tatile gidince oda arkadaslarim

Cagri , Filiz ve gecici misafirimiz Isil, bi ara beni neredeyse balkondan atacaklardi:) Cunku sarkinin

sadece Kader Kadeeer kismini biliyordum:) hahahaha... Yine de sabirli kizlar vesselam:)


Hancer

Soz - Muzik : Kenan Dogulu

Kenan yapmis yine yapacagini, sozler muthis ama Sibel' de iyi yorumlamis.

......


Vazgecip gittiginden beri
Kalbime tatli soz degmedi
Sessizim sonmus mum gibi
Kalir pasli hancer izi
Tenim unutur mu ellerini
Gonlum birakmiyor sevmisleri
Yavas yavas yaktin beni
Zehirledin hancer gibi

...



Sikir Sikir!

To be honest, Gulben Ergeni hic sevmem, Mustafa Sandal'da, eh soyle boyle. Zaten Sandal'i

unutmustuk da hatirladik bu sarkiyla.

Bu sarki da bana cok sey hatirlatiyor artik! Marrakesh'te tanistigim bu sarki kacinci sarki bilmiyorum

 ama 7. Sarki Ibo:) Yani gece boyu cool takilan Izmir&Istanbul sosyetesinin 7. Sarkida ellerinde

mendille halay cekmedikleri kaldi:) Eee nereye gitti o Cool'luk? Bi sarkida Kul oldunuz:) Iste boyle

birsey kendine yakismayan gomlegi giymek. Oldugunuz gibi davranin abicim, ablacim! Rahat olun!




Sikir Sikir

Soz : Mustafa Sandal Muzik :Amr Mostafa

...


Ne asklar gordu bu sahil,

Ne firtinalara sahit,

Vagecmisken ciktin karanliktan.

...



Sev Beni!

Bu sarkiyi dinledigimde de Gaziemir'den havaalanina yetismeye calistigimi hatirliyorum:) Her

zamanki gibi son dakikalarin insani:)



...

Tas altinda uyurum, laf altinda kalamam

Remi gormeden yapboza dokunmam

Ruhumu adasam anlarim da

Tek gecelik askti sonucta

Sev beni yine, op beni yine

...




Wednesday, 14 September 2011

Kendimi Kaybettim Bulamiyorum :)

Uzun zaman oldu, ben de biliyorum ama bu arada son yazimdan sonra PC bozulmustu, sonra ben aldim basimi Turkiye'ye gittim.

Malum Ayca'm evlenecek diye. Bayrami, dugunu yaptim geldim.

 Bedenen buralardayim evet ama Kalbim Ege'de kaldi:) Aynen sarkidaki gibi, icimden de bunu soyluyorum zaten:(



Neler yaptigima gelince, ooohh saymakla bitmez:) Ama en onemlisi Bayram ve dugun dolayisiyla tum sevdiklerimi gordum:)

Kisacik da olsa  Cesme'ye uzandim, alisik oldugum mekanlarda cok sevdigim dostlarimla vakit gecirdim ve eski dostlari gorebilme sansim oldu.

Sicacik ailemle bol bol gorusme, kucaklasma firsatim oldu. Ama doyamiyorum ki:( Herkese sicak ilgilerinden dolayi tekrar tesekkur etmek istiyorum. Facebook'a oylesine "ben geliyorum, borekleri, yemekleri hazirlayin" yazmam uzerine her gun borek yedigimi de hatirlatmak istiyorum. Hmmm:)Nasil da Lezzetliydi:)

Cesme'de Kumru, Izmir'de Pericigimin Midyeleri... Hala tadi damagimda...

Ayca'nin dugunune gelince; tam 3 gun oynadik dersem anlatabilir miyim bilmiyorum:) Ama son zamanlardaki en guzel organizasyondu, bunu soyleyebilirim.

Ve iste birkac resim;

Once Kina Gecesinden...



 Kuaforde hazirlik asamasnda:)




Elbise kuzumun kendi tasarimi;)




Bu duvaklar da benim tasarimim, bizzat ellemizle diktik, Ayca, Senem ve Ben ;)




Kina Gecesinden sonra oyle kendi capimizda egleniyoruz. (Kendi capimiz 50 kisi falan yalniz:))




 Iste Boyle:)




Ve Nikah;


Ekurim ve Ben:)




Canlarim Allah sizi bir omur boyu mutlu etsin!




Oyle sansliyim ki beni hic bir durumda yalniz birakmayan canlarim var!



Son Gecem de boyle:)


Kizlarla Kordon Keyfi...




 Kadehimizi Neye Kaldiriyoruz Bilmiyorum ama Onemli Degil ki Zaten :P




Bu da Istanbul - Londra ucagi arasindaki 2-3 saati firsat bilip Istanbul'daki canlarima kavustugum an! Hepinizi cok seviyorummm;)




Bu da Ada'ya huzunlu donusum:( Uhuuu...

Iste Boyle Bir Tatil! Daha Cesme Resimlerim Var Ama Coook Yorgunum. Simdilik Yetsin Di Mi? :)













Saturday, 23 July 2011

R.I.P Amy!

23.July.2011- Saturday

Ad-Soyad: Amy Winehouse

Yas: 27

Olum Sebebi: Belli degil

Evinde olu bulundu..

Essiz seslerden biriydi. Daha Persembe gunu Facebookta asagida paylastigim videoyu paylasmistim

ve aynen soyle not dusmustum:

Keske biran once kendini toparlayabilsen de yeni seyler uretsen, biz de seni dinlesek..

Bugun Cumartesi ve olum haberi...

Ne desek anlamsiz, ne soylesek bos:(

Amy'nin son zamnalardaki halleri aslinda gelen tehlikenin habercisiydi. Kendisi de farketmis olacak ki

rehabilitasyonu yeni tamamlamisti, hepimiz sevinmistik, konserlere basladi. Taa ki ilk konserine

kadar. Ilk konserinde yine ayakta durmakta gucluk cekiyor, sarki sozlerini unutuyor, hatta sarkilarini

sorleyemiyordu. Nitekim basin aciklamasi yapildi, konserleri iptal oldu ve ulkesine geri dondu.

Benim hala umidim vardi, alkolun de, uyusturucunun da ustesinden gelebilir dedim kendi kendime.

Cok gencti, ona bu hayati yakistiramiyordum.

Ama iste bu bagimliliklarin pencesinden kurtulamadi. Suan olumunun sebebi belli degil ama gitti o...

Erkenden veda etti bize.

Rahat uyu Amy...

Ve senden geriye kalanlardan biri...





Wednesday, 13 July 2011

Bir Yerde Tikanip Kaldiginda Hayat...

Bir yerde tikanip kaldiginda hayat, soluk almak guclestiginde,
Yuregin susup, mantigin suruklemeye basladiginda ayaklarini,
Daglara donmeli yuzunu insan!

Yeni patikalar, yeni yollar secmeli yuregini ferahlatacak,
Yeni insanlarla tanismali, yeni kesifler yapacak...

Hep isteyip de, birgun yaparim dedigi ne varsa gerceklestirmeyi denemeli,
Her gecen gece olume bir gun daha yaklastigini ve zamanin bir nehir, kendisinin bir sal olup da,
O dursa da, yolculugun devam ettigini anlamali...

Bas dondurucu bir hizla geciyorsa birbirinin ayni gunler,
Her aksam ayni can sIkIntisiyla eve geliyorsa,
Degistirmeye calismali birseyleri...

Kucuk seylerle baslamali belki,
Ornegin; bir kac durak once inip servisten, otobusten, yurumeli eve kadar.
Yuregine takmali gunes gozluklerini, gordugunu hissedebilmeli...

Sagligini kaybedip, olumle yuzyuze gelmeden once degerli olmali hayat!
Illa buyuk acilar cekmemeli kucuk mutluluklari farketmek icin.

Baskasinin yerine koyabilmeli kendini,
Aglayan birine "gul"
Inleyen birine "sus" dememeli...
Aglayana omuz, inleyene care olabilmeli.

Su adaletsiz, merhametsiz dunyaya ayak uydurmamali;
Sevgisiz, soysuz kalarak...

Dikeni yuzunden hesap sormak yerine gulden,
Derin bir soluk alip, hapsetmeli kokusunu icine...

Gunesin dogusunu sevmeli,
Arada bir seher yeli oksamali saclarini...
Karda, yagmurda; sevincine, coskusuna,
Firtinada, boranda; ofkesine, isyanina ortak olabilmeli doganin...

Bir cocugun ilk adimlariyla umudu,
Bir gencin dusunceleriyle gelecegi,
Bir yaslinin hatiralarinda gecmisi gorebilmeli...

Calismadan basarmayi,
Sevmeden sevilmeyi,
Mutlu etmeden mutlu olmayi beklememeli...

Ama kucuk, ama buyuk, her hayal kirikligi, her aci; bir firsat yasamdan yeni birseyler ogrenebilmek icin!

Cunku hic dusmemissen,
El vermezsin kimseye kalkmasi icin!

Hic caresiz kalmamissan,
Dermani olamazsin dertlerin!

Aglamayi bilmiyorsan,
Nesesizdir kahkahalarin!

Merhaba dememissen,
Anlamsizdir elvedalarin!

Ne herkesi dusunmekten kendini,
Ne de kendini dusunmekten herkesi unutmamali.
Bilmeli; cok kisa oldugunu hayatin, hep vermek ya da hep almak icin...

Sadece anlatacak birseyleri oldugunda degil,
Soyleyecek birseyler bulamadiginda da dinlemeli!
Akli ve kalbi ile katilabilmeli sohbetlere!

Hafizasi olmali insanin,
Hic degilse ayni hatalari, ayni bahanelerle tekrarlamamasi icin!

Sorulari olmali, yanitlari bulmak icin bir omur harcayacak!

Dostlari olmali, ruhunun ve zihninin sinirlarini zorlayacak!

Herkese yetecek kadar buyuk olmali sevgisi,
Ama kapasitesi sinirli olmali yureginin ki; hakkini verebilsin sevdiklerinin.
Zaman bulabilsin, bir tesekkur ve bir elveda icin...

Yasam dedikleri bir sinavsa eger,
Asla vazgecilmemeli sevmek ve ogrenmekten!

Ama,

Herkesi sevemeyecegini de, herseyi bilemeyecegini defarketmeli insan!

Tipki herseye sahip olamayacagi gibi!

Zamanin ninnisinde uykuyla gecirmemeli hayati...





(Alinti)

Tuesday, 12 July 2011

Yeni Adresler

Turkiye'den uzaktasiniz, mesela benim gibi Ingiltere'de ve caniniz deli gibi Anadolu lezzetleri cekti.

"Soyle bir lahmacum olsada, bol yesilligi sarsam icine, afiyetle yesemmm!"

"Off, simdi bu Fish & Chips yerine bi kebap olacakti ki yeme de yaninda yat!"

"Canim nasilda guvecte kuru fasulye cekti!"

"Simdi Turk Kahvesi olacakti ki icecektik, bir de fal tellendirecektik!"

Vee bu liste uzar gider:)

Iste ben de boyle sayiklarken, Londra'da Turk bolgeleri oldugunu ogrendim:) Zamaninda memleketten goc eden yurttaslar bu bolgelere yerlesmisler. Gel zaman git zaman, akrabalari, tanidiklari derken bu bolgede Turk nufusu yogunlasmaya baslamis.

Eee gelen insanimiz da kendi aliskaliklarini, ihtiyaclarini unutamadigi icin ne olmus? Zamanla, Turk kulturune yonelik yiyecek icecek mekanlari, marketler, mobilya magazalari, kuyumcular ve dahasi acilmis. Cok da iyi olmus:)

Simdi oralara gittigimizde hic de yabancilik cekmiyoruz, kendi dilimizde anlasiyoruz.

Biz de restaurant aramak icin rotamizi Wood Green' e cevirdik. Harringey'deki Gokyuzu Restauranti bulana kadar o bolgedeki irili ufakli bircok Restauranti gezdik.
Gokyuzunu bulana kadar diyorum, cunku burayi kesfettikten sonra baska biryer aramamiza gerek kalmadi...

Oncelikle sunu soylemek istiyorum; eger Haftasonu gidecekseniz rezervasyon yapmanizi tavsiye ederim. Zira oglen veya aksam surekli kalabalik burasi. Hatta oyle ki bekleyenler icin bank bile koymuslar girise. Fakat calisanlar o kadar organize ve hizli ki, cok beklemeden sizi bir yere oturtuyorlar.

Sonra gelsin menu...

Sulu yemekler, corba cesitleri, odun atesinde pisen kebap cesitleri, pide, lahmacun, soguk-sicak mezeler, salatalar, tatlilar ve hatta deniz urunleri bile... Kisacasi aradiginiz her turlu tat!

Siz oturur oturmaz, hemen birileri sizinle ilgileniyor ve siparisi veriyorsunuz. Ve hemen sizin masaniz donatilmaya baslaniyor. Once sicacik pide, haydari, mevsim salatasi... Siz bunlarin tadina varmaya calisirken bir de bakiyorsunuz ki ana yemekler...

Musteri portfoyunun cogunlugunu Turkler olustursa da, her kulturden insana ev sahipligi yaptigina sahit oldum.

Bu gune kadar, daimi musteri olarak bir cok cesit tatma imkanim oldu; Cop Sis, Tavuk Sis, Beyti, Lahmacun, Pide, Iskender, Kuru Fasulye, Guvec... Hepsi de birbirinden lezzetliydi.

Kebap fiyatlari ortalama £6-8 arasinda. Porsiyonlar o kadar buyuk ki, en son gittigimizde 1 porsiyon beyti soyledik ve bitiremedik. Sevgilimi taniyanlar ne demek istedigimi anlamistir:)

Fiyatlar ve cesitlerle ilgili daha cok detay isteyenler burdan yararlanabilirler.

Peki nerede bu Gokyuzu Retaurant diyorsaniz;

26-27 Grand Parade, Green Lanes

London, N4 1LG

Rezervasyon icin de;

020 8211 8406

Bence Turk lezzetleri icin dogru adres...

Nasil Anlatayim?






Kelimeler herşeyi anlatır.
Ama herşeyi yaşatmaz.
Bazen benbile yabancı olurken kendime sana nasıl anlatırımki beni?
Neşeliyim diyeceğim,belki suratsızlığıma denk geleceksin.
Espiriliyim diyeceğim,belki ağlamalarıma denk düşeceksin.
Özgürüm diyeceğim, belki tutsaklıklarımda yakalayacaksın beni.
Kendimi anlatıp da bir kalıba sığdırmak istemem düşüncelerindeki beni.
Hani yaşamadan bilemeyeceğin şeyler vardır ya, onlardan biriyim belki.
Bazıları için herhangi biri,

Bazılar için vazgeçilmez biri..
Düşlediğim kadar insanım.
İnsan olduğum kadar hatalı.
Hatalı olduğum kadar gerçeğin peşinde.
İŞTE BEN BUYUM…





(Alinti)



Sunday, 10 July 2011

Bugunku yazim ailemizin en kucugu Dogukan'a :)

Dogukan'a gelsin dedim, cunku bu omleti yaparken aklima Dogukan geldi, burada olsaydi da yeseydi dedim. Gercekten de coook guzel olmus:)

Bugun Pazar ya, biraz ozendim. Yarin kosusturmacali bir gun olacak bizim icin. Kursta son gunum, 3-5 test ve gelsin sertifikam! Eee hakettim ama:)

Sevgilim yaptigim her yemege gosterdigi tepkiyi gosterdi bu seferde. "Gorgeous! Very Nice!" dedi:)

Neyse bu omletin tarifini paylasacagim, icimden geldi:)

Efendim, simdi bu omlet icin bize lazim gelenler;

4 Yumurta
1 Orta Boy Sogan
3-5 Mantar
1 Orta Boy Patates
Yarim Cay Bardagi Sut
Karabirer, Tuz, Tabiki siz degisik baharatlar da ekleyebilirsiniz.

Nasil Yaptim;

Once Sogani ve Mantarlari yariya boldum, ve yarim daireler seklinde kestim. Ben Sogani cok sevdigim icin iri iri kesilmesinde sakinsa gormuyorum:) Bunlari bir tavada pembelesmek uzere atesin eline teslim ettim.

Patatesleri olabilediginde ince kupler halinde kesip, onlari da ayri bir tavada kizarmaya biraktim.

Yumurtalari yarim bardak sutle birlikte 1-2 dakika cirptim, biraz tuz ve karabiber ekleyip, onu da ayri bir tavada pisirdim.

Hepsi istedigim kivama gelince omleti geniz bir tabaga alip, malzemeleri uzerine ekleyip rulo yaptim.

En zonunda da ketcapla kalp yapmak istedim ama ketcap bana yamuk yapti;)

Ve yarim saatlik calismanin sonunda ortaya bu goruntu cikti;


Bu da icerigi:)



Afiyet olsun!

Biz kahvaltimizi asagidaki muzik esliginde yaptik, istahimiz daha da bi acildi. Iste bizim ailenin en kucugu ama marifetleri buyuk uyesi Dogukan. Iyi Seyirler...

Saturday, 9 July 2011

Eskilerden...

Bugun eskilere gittim, taa lise yillarina...
 
Cocukluktan cikip, hayati ogrenmeyi basladigim yere, Savastepe'ye gittim
 
1990 yilinin Eylul ayinda, babamla birlikte girdim o heybetli kapidan...Ve hayatimi bu kadar etkileyecegini tahmin bile edemezdim o zamanlar.Yatili okul...
 
Evet cok zor, ama bircok sorumlulugu da daha ilk andan itibaren kazandiriyor. Dimdik durmayi, yalniz yurumeyi ve mucadele ruhunu kazandiriyor.
 
Mesela cok ilginc; ben okula ilk gittigimde, herkesi Turk, herkesi Yenisehir muhaciri, herkesi asagi yukari ayni goruse sahip, Ataturk'u sever sanirdim.Herkesin buyuk genis bir ailesi oldugunu dusunurdum. Ve daha buna benzer bi suru sey...
 
Kisacasi; farkli kulturleri, farkli inanislari, farkli bakis acilarini, dinlemeyi, paylasmayi orada ogrendim. Dostluklari, dusmanligi orda ogrendim.
 
Iste Ahmet Kaya'yi anlamam, O'na hayranligim da burada baslamisti. Bu da coook sevdigim bir sarkisi, paylasmak istedim;
 
 
 
 
"Kekik kokusu duydum,
Kekik kokusu koynunda huysuz gecenin,
Uyandım birdenbire,
Haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden,
Bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden...
Yorgunum;
Çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
Yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına
Düşmanlarım ulaşamazlar..."

Friday, 8 July 2011

Ozlem...

Ozlemin azi cogu olmuyor, ozlem her zaman derin :(
Iste ben de buraya geldim geleli hersey gulluk gulustanlik olsa bile, geride biraktigim herseyi, her gecen gun biraz daha artarak ozluyorum.

Annemi, babami, onlarin beni aralarina alarak sarilmalarini, kokularini ozledim;

Genis, sevecen ailemi, kardeslerimi, yegenlerimi, anne ve babamin guzel bahcesinde, harala gurele yaptigimiz, sabah kahvaltilarini, mangal partilerini ozledim;


Bahceye guzellik katam babamin meyve agaclarinin taze meyvelerini ozledim;


Annemin mis kokulu, rengarenk ciceklerini ozledim;


Bu bahcede yegenlerimin calmasini, soylemesini ozledim;


Veeee grup uyeleri ve ben:))




Izmir'e gidecegim haberini verir vermez, aninda program yapan ve voltrani olusturan canim dostlarimi ve tatli, sicak sohpetleri ozledim;


Izmir'i ozledim;


Alsancak'i ozledim;


Cesme'yi, Cesme'nin her kosesindeki plajlari, denizi, kumu ozledim;


Sole Mare'yi ve yazi ozledim;


Kisacasi Ege'yi, Ege'nin sicak insanlarini, havasini, suyunu ozledim;


Dogrusunu soylemek gerekirse Istanbul'da 7-8 yil yasadigim halde, hicbir zaman benimseyemedigim bir sehir olarak kaldi anilarimda. Ama benimsemedigim orada yasagidim hayatti, sehir degil:) Istanbuldaki dostlarimi ozledim;


Cuma gunleri gittigimiz salas balikci ve ogle yemeklerinde harcadigimiz keyifli zamanlari ozledim;


Kisacasi sevdiklerimi ve Onlarla vakit gecirmeyi coookk ozledim...



















Thursday, 7 July 2011

Hayattan Ne Ogrendim?

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...
Ağladım.
* * *
Yaşamayı öğrendim.
Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.
* * *
Zamanı öğrendim.
Yarıştım onunla...
Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...
* * *
İnsanı öğrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...
Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.
* * *
Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
* * *
İnsan tenini öğrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
* * *
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
* * *
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini...
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.
* * *
Okumayı öğrendim.
Kendime yazıyı öğrettim sonra...
Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...
* * *
Gitmeyi öğrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi...
Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...
* * *
Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.
* * *
Düşünmeyi öğrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim.
* * *
Namusun önemini öğrendim evde...
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu; gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el sürmemek olduğunu öğrendim.
* * *
Gerçeği öğrendim bir gün...
Ve gerçeğin acı olduğunu...
Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.
* * *
Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.


CAN DUNDAR