INSAN DUNYA GIBIDIR;

ICINDE YUZLERCE FIRTINA KOPAR, AMA COGUNU SADECE KENDI BILIR...

Saturday, 16 June 2012

Babama...








Babalar aslında en çok kızlarını severler
Ama inanmaz kimse buna
"Yalan” derler"imkansız” derler.
Her nedense kimse çıkıp da “neden?” demez.
Nedendir bilir misiniz?
... Çünkü kız babası olmak,
Farklıdır, özeldir bambaşka bir duygusallık verir babalara
Hayatında hiç ağlamayan babalar bile kızlarını ellerine aldıklarında
Tutamazlar göz yaşlarını…
Ama bir taraftan da zordur kız babası olmak.
Bir kız iki evlat demektir.
İki canı birden sırtına yüklenmek demektir.
Çünkü biri iki yapan da kadındır, ikiyi üç yapan da…

Bunu bildiklerinden babalar,
Onların üzerlerine daha da titrerler.
Onlara her baktıklarında annelerini,
Bazen kırdıkları ama her şeye rağmen onları yetiştiren
Annelerini anımsarlar…

Ama bir yandan da koruma iç güdülerine yenilirler Kızlarına hiçbir şey olmasın
Onlar hiç üzülmesin,
Gözlerinden bir damla yaş gelmesin isterler
O bir damla yaş için koca dünyayı yıkacak olurlar…

Ama bu sevgilerini,
bu bağlılıklarını,
Asla gösteremezler, utanırlar.
Çünkü baba demek; güçlü, çatık kaşlı olmak olarak öğretilmiştir
Onlara…

Gülümsemek isterler o güzel kızlarına gülümsemek…
Ama rolünün dışına çıktıklarını düşünüp
Dönerler eski çatık kaşlı, gergin suratlarına…
Bazen ağlamak isterler
Ama “Erkekler ağlamaz” denmiştir onlara
Yapamazlar bu yüzden saklarlar gözyaşlarını…

İşte böylece her şeyi içlerine atarlar
Kız babaları
Yansıtmazlar asla duygularını…

Ama dayanamazlar gece yarılarına
Ve giderler o güzel kızlarının tatlı şirin odalarına Uzun uzun bakarlar yüzlerine
Ve bir kez daha hayran olurlar
O muhteşem güzelliklerine
Gündüzleri dokunamadıkları gözlerine, ellerine
Hiç bırakmayacakmış gibi dokunurlar
İçlerindeki duygunun gözyaşlarını boşaltırlar
Ve yavaşça güzel kızlarını öpüp
"İyi geceler" derler
Derinden derinden…

Eğer siz de bir sabah uyandığınızda yanağınızda
Bir damla gözyaşı hissederseniz
Bilin ki babanız o gece de sizi izlemiş
Ve en sonun da "iyi geceler" deyip gitmiştir…
 
(Alinti)

Sunday, 3 June 2012

Usta'mizin anisina...

Dün "canım" olan yarın "düşmanım" olmaz benim..
Yaşananların hatırı hep saklı kalır
Hatırları sorulur selamları hep alınır...
"Sildiklerim" vardır bir de !
Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır
Adları anılmaz hatırları sorulmaz sadece beddualarımdır...
Vicdanla birlikte.. "şeref" ararım ben sevdiklerimde;
Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim..
Zaman gelir "++++++++leri" de severim..
Her yerde gözüm kulağım vardır benim
"Eksik söylemek yalan söylemek değildir !" mantığındaki , "Beni" değil, kendini kandırır yalnızca...
Bilmezden gelişlerim aptala yatışlarım kaybetme korkumdan değil,
Karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan merakımdandır...
"inkar" olmaz benim hayatımda..
Yaşananı "yaşanmamış" saymam
Sayanlarıda saymam...
Kelimelere sığmaz sayfalar sürer beni anlatmak
Ama ne kadar anlatılırsa anlatılsın;
Yaşayan bilir beni..Yaşamayan anlamaz...
Ağırdır sevmelerim
Her "YÜREK" taşıyamaz..
Büyüktür umutlarım
Her "OMUZ" kaldıramaz...

Nazım Hikmet
 
 

Monday, 21 May 2012

I've learned....





I’ve learned-
that you cannot make someone love you. All you can do is be someone who can be loved. The rest is up to them.

I’ve learned-
that no matter how much I care, some people just don’t care back.

I’ve learned-
that it takes years to build up trust, and only seconds to destroy it.

I’ve learned-
that no matter how good a friend is, they’re going to hurt you every once in a while and you must forgive them for that.

I’ve learned-
that it’s not what you have in your life but who you have in your life that counts.

I’ve learned-
that you should never ruin an apology with an excuse.

I’ve learned-
that you shouldn’t compare yourself to the best others can do.

I’ve learned-
that you can do something in an instant that will give you heartache for life.

I’ve learned-
that it’s taking me a long time to become the person I want to be.

I’ve learned-
that you should always leave loved ones with loving words. It may be the last time you see them.

I’ve learned-
that you can keep going long after you can’t.

I’ve learned-
that we are responsible for what we do, no matter how we feel.

I’ve learned-
that either you control your attitude or it controls you.

I’ve learned-
that regardless of how hot and steamy a relationship is at first, the passion fades and there had better be something else to take its place.

I’ve learned-
that heroes are the people who do what has to be done when it needs to be done, regardless of the consequences.

I’ve learned-
that money is a lousy way of keeping score.

I’ve learned-
that my best friend and I can do anything or nothing and have the best time.

I’ve learned-
that sometimes the people you expect to kick you when you’re down will be the ones to help you get back up.

I’ve learned-
that sometimes when I’m angry I have the right to be angry, but that doesn’t give me the right to be cruel.

I’ve learned-
that true friendship continues to grow, even over the longest distance. Same goes for true love.

I’ve learned-
that just because someone doesn’t love you the way you want them to doesn’t mean they don’t love you with all they have.

I’ve learned-
that maturity has more to do with what types of experiences you’ve had and what you’ve learned from them and less to do with how many birthdays you’ve celebrated.

I’ve learned-
that you should never tell a child their dreams are unlikely or outlandish. Few things are more humiliating, and what a tragedy it would be if they believed it.

I’ve learned-
that your family won’t always be there for you. It may seem funny, but people you aren’t related to can take care of you and love you and teach you to trust people again. Families aren’t biological.

I’ve learned-
that it isn’t always enough to be forgiven by others. Sometimes you are to learn to forgive yourself.

I’ve learned-
that no matter how bad your heart is broken the world doesn’t stop for your grief.

I’ve learned-
that our background and circumstances may have influenced who we are, but we are responsible for who we become.

I’ve learned-
that a rich person is not the one who has the most, but is one who needs the least.

I’ve learned-
that just because two people argue, it doesn’t mean they don’t love each other. And just because they don’t argue, it doesn’t mean they do.


 
I’ve learned-
that we don’t have to change friends if we understand that friends change.

I’ve learned-
that you shouldn’t be so eager to find out a secret. It could change your life forever.

I’ve learned-
that two people can look at the exact same thing and see something totally different.

I’ve learned-
that no matter how you try to protect your children, they will eventually get hurt and you will hurt in the process.

I’ve learned-
that even when you think you have no more to give, when a friend cries out to you, you will find the strength to help.

I’ve learned-
that credentials on the wall do not make you a decent human being.

I’ve learned-
that the people you care about most in life are taken from you too soon.

I’ve learned-
that it’s hard to determine where to draw the line between being nice and not hurting people’s feelings, and standing up for what you believe.

I’ve learned-
that people will forget what you said, and people will forget what you did, but people will never forget how you made them feel.

Friday, 18 May 2012

Dogum gunum kutlu olsun!

Bugün benim doğum günüm;

Belki birileri işine geç kaldı, biri yokluğa bir adım daha yaklaştı, biri sevdiğinin yanında uyandı güne, biri doğan güneşi gördü yaşamda, diğeri besledi hüzünlerini almadı günün selamını, biri sonsuzluğa bir adım daha yaklaştı, bense bir adım daha olgunlaştım bugün.

"hayat her geçen gün olgunlaşmaktır biraz..."

Yaptıklarıma telafi, yapacaklarıma umut doğurmak, planlarımı, hayallerimi sırtlamak için tanrı'nın bana verdiği bir şans daha. görmeden yaşayan insanlar, ve bu yazıyı okuyanlar, yeni bir güne daha uyandık, ciğerlerine ilk havayı çeken bebek masumiyeti ve tazeliğinde bir güne..

"hayat güzeli düşlemektir bazen"

Kaç kez dedik keşke? Kaç kez sorduk neden? Genel toplamda kaç kez pişman olduk, aynı payda'ya bölüp durduk kendimizi farklı pay'larla. saçma bir bölme işleminden ibaret yaşamın tortuları, çok basit bir işlem.. Bölen'inizi Kalan'ızla çarptığınızda Bölünen'i elde edeceksiniz.. Yolunuza bütün olarak devam edeceksiniz...

"hayat sağlama gerektirir bazen"

an yaşanırken kusursuz, ama üstüne tek bir takvim yaprağı koparttığınızda binbir türlü kusur bulabilirsiniz..tıpkı dünyayı gezen kaşifin, dünyanın haritasını çizememesi gibi. fikirlerimizde hayatlarımızla paralel değişiyor.. özlüyoruz, sıkılıyoruz, tüketiyoruz insanlık halleri bunlar ama unutuyoruz da işte bir tek bu affedilemez.. eski komşularımızı ziyaret etmiyoruz, çocukluk hatırası diye gördüğümüz insanlara bir selamı esirgiyoruz, es geçiyoruz.. Dünümüze şiddetle sahip çıkmalıyız...

"hayat var olan değerlerini yaşatmaya çalışmaktır bazen.."

Doğum günü çocuğu olarak kırmızıya çalan bir uçurtma yolladım göğün maviliğine, güneşler biriktirdim "MAYIS" ayına üşümesin diye, bir gergef narinliğinde dokudum an'ın resmini, bebeğin memeye iştahla saldırması kadar masum, memesi ısırılan annenin acısını içine gömmesi kadar şefkatli, düşüp dizini kanatan çocuğun acısı kadar hüzünlü sadece...

"hayat onu görebilmektir bazen..."

bugün herşeyi anlayabiliyorum, annemin sardunyalarını, kapımızın önünden ayrılmayan garfield'ımızı, evin önünden kimsenin geçmesine izin vermeyen kocabaşı, sofistike bilginleri, engin ve gereksiz bilgileri, analatiği, cebiri, tarihi hatta karl marx'ı bile anlıyorum. şu dünyadaki en akılsız gördüğüm zaman bile bilgeleşiyor gözümde bugün..

"hayat bize benzemeyenide anlayabilmektir bazen..."

koca koca hatırlardan sade acı olanları yad ediyoruz, geçmiş mirasın getirisini her geçen gün değeri yükselen demorolize duygusu olarak alıyoruz kendimize.. ama yaşam pragmatik ve rekabetçi... Üzülmeyin artık pervane böceği değil mi ateşin ışığına âşık olup seve seve kavrulan...

"hayat aşka aşık olmaktır bazen..."

bana bakmayın Mayis ayında temmuz lezzeti veren bir yazı yazmak amacım, yapamadıklarımı yazmak.. Bugün benim doğum günüm ve ben bunları yazabiliyorsam bu bana tanrının verdiği bir şanstır. hayatı şölen tadında, lunapark gibi rengarenk yaşamak dileğiyle.. dünyanın en renkli gökkuşağına derin bir fırça darbesi vurmanız dileğiyle.. hiç bir ölümlünün canını yakmadan, ahlaklı ve temiz bir şekilde yaşamanız dileğiyle..

"ve görmeye başladığınız anda hayat, çorak bir araziyi, yemyeşil vadiyle birleştiren bir köprüdür bazen....."

( Alinti )

Sunday, 13 May 2012

♥♥ANNE'M GUNUN KUTLU OLSUN♥♥



Bence ANNELERI anlatan en guzel resim budur! :)




Ne dersiniz??




Annem sen benim yanima kalansin!

Ne kadar soylemis Candan Ercetin, daha utune ne soylenebilir ki???

♥♥♥♥♥♥♥ Annecim seni cok ama cok seviyorum ♥♥♥♥♥♥♥

Tuesday, 24 April 2012

Hayatimizdaki "Misafir'lere" Gelsin :)







Ozgurum!
Cunku yasadiklarimdan pisman degilim,
Yasadiklarimla barisikligim var...

Sevgi doluyum, herkesi seviyorum!
Cunku sevgimi hakeden insanlar var...
Sevgim cakil tasi degil, denizler kadar,
Her insanda bulabildigim sevilecek bir yon var...

Doluyum!
Cunku; yasamisliktan gelen deneyimlerim var...

Mutluyum1
Cunku; yol yakinken donuslerim var,

Huzuruma sasirmayin!
Cunku; yari yolda duranlardan, kosar adim gitmisligim var...

Kizmayin asktan caymisligima!
Benim karsidan tanimama gibi bir ozrum var...

Gucluyum!
Gucumu aldigim bir yasam sevincim var...

Herzaman dimdik ayaktayim!
Dustugumde beni elimden tutup kaldiracak sIkI dostlarim var...

Simdi gelsin hayat bildigi gibi!
Elinde ne varsa hayata dair,
Otesi hicbirsey...
Hani demis ya sair;
"Mutlulugu sende bulan senindir, gerisi MISAFIR!"

( Alinti )

Monday, 19 March 2012

Zeynep Çelikten Pembe mezarlığı dinlediniz mi???


Ulkemizin her kosesinde o kadar cok yetenekli genclerimiz var ki gurur duymamak icten degil...Zeynep de bunlardan biri bence. Ben mi nerden taniyorum? Zeynep abimin ogrencisi, daha ucuncu sinifta ve muthis bir yorum yetenegi var. Asagidaki cok amator bir cekim, ciplak ses, enstruman yok, fakat dinledigimde Bravo Zeynep! dedirtti bana.

Hadi bir de siz dinleyin, bakalim ne dusuneceksiniz?




Iste orjinali de burdaaaa;













Sunday, 18 March 2012

Dur Yolcu!!!

DUR YOLCU!

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastigin,
Bu toprak, bir devrin battigi yerdir.
Egil de kulak ver, bu sessiz yigin,
Bu vatan kalbinin attigi yerdir.
***
Bu issiz, golgesiz yolun sonunda,
Gordugun bu tumsek, Anadolu'nda,
Istiklal ugrunda, namus yolunda,
Can veren Mehmed'in yattigi yerdir.
***
Bu tumsek, koparken buyuk zelzele,
Son vatan parcasi gecerken ele,
Mehmed'in dusmani boguldu sele,
Mubarek kanini kattigi yerdir.
***
Dusun ki, hasrolan kan, kemik, etin,
Yaptigi bu tumsek, amansiz, cetin,
Bir harbin sonunda, butun milletin,
Hurriyet zevkini tatigi yerdir!

***
Ne guzel anlatir degil mi bu siir bir Hurriyet mucadelesini!
Iste hepimizin kaderini degistiren o gun, 18 Mart gunu, Mehmet'cigin canini, kanini ortaya koyarak, vatani korumak icin mucadele ettigi  o gun, Turkiye Cumhuriyeti'nin de miladi olmustur. Hersey bu zaferle birlikte sekillenmistir. Bu yuzden de 18 Mart hepimiz icin cok onemlidir, onemli olmalidir! 
Ben de bu vesileyle Vatan savunmasinda emegi gecen butun sehitlerimizi rahmetle aniyorum!
Canakkale Mustahkem Mevki Komutani Albay Cevat Cobanli,
Yuzbasi Tophane'li Hakki Bey,
276 kilo agirligindaki top mermisini kucaklayan cesur askerimiz, Havran'li Seyit Onbasi,
Nigde'li Ali,
Ve vatanin dort bir yanindan gelen onbinlerce Mehmetcik!
Ayni mucadelinin devaminda, askerlerine " Ben size taarruzu emretmiyorum, olmeyi emrediyorum! Biz olunceye kadar gececek zaman icinde yerimize baska kuvvetler ve baska konutanlar gecebilir" diyen Gazi Mustafa Kemal Pasa'nin da ruhu sad olsun!
Asagida da Canakkale'de gecen zorlu mucadeleyi anlatan bir video ekledim, umarim hepinizin izleme sansi olur!
Iyi seyirler!








Ve iste o bildigimiz ve her dinledigimizde bizi bir kere daha huzunlendiren melodi;



Tuesday, 13 March 2012

Pazar Gunlugu...

Epey bi zaman olmus yazmayali, kotu olmus... Christmas periyodu dedik tamam yogundu ama ondan sonra bi kopukluk, bi bosvermislik olmus farkindayim:)

Christmas periyodu bitti ama bu arada benim yoneticilik periyodum basladi ve oldukca yogunum su siralar. Mart ve Agustos aylari arasinda egitimde olacagim. Ne egitimi mi? Christmas' tan beri gayri resmi olarak yoneticilik yapiyordum ama simdi bunu resmiyete bagladik ve Londra'ya egitimlere gidiyorum. Ogrendiklerimi de gelip, bir dahaki Londra egitimine kadar magazada uyguluyorum. Kolay bir is degil yani, cok efor gerekiyor. E bende de ondan bolca var:) Bunun yaninda saglik egitimi de aliyorum, o da ayri bir dert:( 5 tane sinava girecegim ve basarili olmam sart! Agustos ayinda hayirlisiyla hepsi bitmis olacak ve kus gibi hafif olacagim diye umuyorum:) Hem kus gibi hafif olup hem de yari doktor gibi hissedecegim galiba ne dersiniz? :P En azindan bir adim uste cikana kadar bi sure rahat olurum...Zor is ama ben zoru severim ve yaptigim isten cok keyif aliyorum, bu da isimi kolaylastiriyor.

Iste durum boyleyken Pazar gunleri de kafami dagitmak icin o gunu kendime ayiriyorum. Ne mi yaptim bu Pazar?

Yeni bir kitaba basladim. Elif Safak yazmis, "Araf". Turkiye'ye gittigimde Batuhan hediye etmisti. Daha yeni okumak kismet oluyor ama okuduktan sonra icerigini paylasmayi isterim. Tam da benim durumumdakilerle ilgili bir kitapmis, bakalim goreccegiz:) Iste bu Pazar'ki ugraslarimdan birisi;



Ayrica yaklasan vize sinavim icin calismam gerekip daha bir turlu baslayamadigim biricik kitabim:) Suanda aramizda soguk ruzgarlar esiyor. Cunku 24 soruluk, coktan secmeli bir sinav ama inanin ki Ewan bile her denemede barajin altinda kaliyor:( Bakalim bu da, bu yil halletmem gereken steplerden biri...Ve iste o kitap, goz asinaligim olsun diye bu Pazar odamizin bir kosesini susledi:)



Sonra butun bu ogrencilik modundan siyrilmak icin mutfaga gittim veeeee;




Bu kek konusunda uzmanlastigim bir gercek artik, oyle ama degil mi? Tadi da superdi, yaninda da mis gibi bir kahve, hiimmm...

Fonda da bu muzik;



Farid Farjad! Hala dinlememisseniz cook sey kacirmissiniz derim...

Bir Pazar da boyle gecti iste! Gunler uzamaya basladi, bu da demek oluyor ki kendime daha da fazla vakit ayirabilecegim, belki o zaman yazmaya da daha cok zamanim olur.

Ama bugunluk bu kadar!

Adios Amigos!