INSAN DUNYA GIBIDIR;

ICINDE YUZLERCE FIRTINA KOPAR, AMA COGUNU SADECE KENDI BILIR...

Friday, 18 May 2012

Dogum gunum kutlu olsun!

Bugün benim doğum günüm;

Belki birileri işine geç kaldı, biri yokluğa bir adım daha yaklaştı, biri sevdiğinin yanında uyandı güne, biri doğan güneşi gördü yaşamda, diğeri besledi hüzünlerini almadı günün selamını, biri sonsuzluğa bir adım daha yaklaştı, bense bir adım daha olgunlaştım bugün.

"hayat her geçen gün olgunlaşmaktır biraz..."

Yaptıklarıma telafi, yapacaklarıma umut doğurmak, planlarımı, hayallerimi sırtlamak için tanrı'nın bana verdiği bir şans daha. görmeden yaşayan insanlar, ve bu yazıyı okuyanlar, yeni bir güne daha uyandık, ciğerlerine ilk havayı çeken bebek masumiyeti ve tazeliğinde bir güne..

"hayat güzeli düşlemektir bazen"

Kaç kez dedik keşke? Kaç kez sorduk neden? Genel toplamda kaç kez pişman olduk, aynı payda'ya bölüp durduk kendimizi farklı pay'larla. saçma bir bölme işleminden ibaret yaşamın tortuları, çok basit bir işlem.. Bölen'inizi Kalan'ızla çarptığınızda Bölünen'i elde edeceksiniz.. Yolunuza bütün olarak devam edeceksiniz...

"hayat sağlama gerektirir bazen"

an yaşanırken kusursuz, ama üstüne tek bir takvim yaprağı koparttığınızda binbir türlü kusur bulabilirsiniz..tıpkı dünyayı gezen kaşifin, dünyanın haritasını çizememesi gibi. fikirlerimizde hayatlarımızla paralel değişiyor.. özlüyoruz, sıkılıyoruz, tüketiyoruz insanlık halleri bunlar ama unutuyoruz da işte bir tek bu affedilemez.. eski komşularımızı ziyaret etmiyoruz, çocukluk hatırası diye gördüğümüz insanlara bir selamı esirgiyoruz, es geçiyoruz.. Dünümüze şiddetle sahip çıkmalıyız...

"hayat var olan değerlerini yaşatmaya çalışmaktır bazen.."

Doğum günü çocuğu olarak kırmızıya çalan bir uçurtma yolladım göğün maviliğine, güneşler biriktirdim "MAYIS" ayına üşümesin diye, bir gergef narinliğinde dokudum an'ın resmini, bebeğin memeye iştahla saldırması kadar masum, memesi ısırılan annenin acısını içine gömmesi kadar şefkatli, düşüp dizini kanatan çocuğun acısı kadar hüzünlü sadece...

"hayat onu görebilmektir bazen..."

bugün herşeyi anlayabiliyorum, annemin sardunyalarını, kapımızın önünden ayrılmayan garfield'ımızı, evin önünden kimsenin geçmesine izin vermeyen kocabaşı, sofistike bilginleri, engin ve gereksiz bilgileri, analatiği, cebiri, tarihi hatta karl marx'ı bile anlıyorum. şu dünyadaki en akılsız gördüğüm zaman bile bilgeleşiyor gözümde bugün..

"hayat bize benzemeyenide anlayabilmektir bazen..."

koca koca hatırlardan sade acı olanları yad ediyoruz, geçmiş mirasın getirisini her geçen gün değeri yükselen demorolize duygusu olarak alıyoruz kendimize.. ama yaşam pragmatik ve rekabetçi... Üzülmeyin artık pervane böceği değil mi ateşin ışığına âşık olup seve seve kavrulan...

"hayat aşka aşık olmaktır bazen..."

bana bakmayın Mayis ayında temmuz lezzeti veren bir yazı yazmak amacım, yapamadıklarımı yazmak.. Bugün benim doğum günüm ve ben bunları yazabiliyorsam bu bana tanrının verdiği bir şanstır. hayatı şölen tadında, lunapark gibi rengarenk yaşamak dileğiyle.. dünyanın en renkli gökkuşağına derin bir fırça darbesi vurmanız dileğiyle.. hiç bir ölümlünün canını yakmadan, ahlaklı ve temiz bir şekilde yaşamanız dileğiyle..

"ve görmeye başladığınız anda hayat, çorak bir araziyi, yemyeşil vadiyle birleştiren bir köprüdür bazen....."

( Alinti )

1 comment:

  1. bu yazı nasıl güzel geldi biliyor musun şu zamanda..neden bıraktın yazmayı buraya? Daha çok paylaşalım,yaz da..hasretle öperim mavi gözlerinden canım arkadaşım..

    ReplyDelete