INSAN DUNYA GIBIDIR;

ICINDE YUZLERCE FIRTINA KOPAR, AMA COGUNU SADECE KENDI BILIR...

Saturday, 9 July 2011

Eskilerden...

Bugun eskilere gittim, taa lise yillarina...
 
Cocukluktan cikip, hayati ogrenmeyi basladigim yere, Savastepe'ye gittim
 
1990 yilinin Eylul ayinda, babamla birlikte girdim o heybetli kapidan...Ve hayatimi bu kadar etkileyecegini tahmin bile edemezdim o zamanlar.Yatili okul...
 
Evet cok zor, ama bircok sorumlulugu da daha ilk andan itibaren kazandiriyor. Dimdik durmayi, yalniz yurumeyi ve mucadele ruhunu kazandiriyor.
 
Mesela cok ilginc; ben okula ilk gittigimde, herkesi Turk, herkesi Yenisehir muhaciri, herkesi asagi yukari ayni goruse sahip, Ataturk'u sever sanirdim.Herkesin buyuk genis bir ailesi oldugunu dusunurdum. Ve daha buna benzer bi suru sey...
 
Kisacasi; farkli kulturleri, farkli inanislari, farkli bakis acilarini, dinlemeyi, paylasmayi orada ogrendim. Dostluklari, dusmanligi orda ogrendim.
 
Iste Ahmet Kaya'yi anlamam, O'na hayranligim da burada baslamisti. Bu da coook sevdigim bir sarkisi, paylasmak istedim;
 
 
 
 
"Kekik kokusu duydum,
Kekik kokusu koynunda huysuz gecenin,
Uyandım birdenbire,
Haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden,
Bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden...
Yorgunum;
Çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
Yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına
Düşmanlarım ulaşamazlar..."

No comments:

Post a Comment